Animasyon Türünde 25 Efsane Film Önerisi

Bu listede animasyon türünde izlediğim en iyi 25 filme yer verdim. Filmlerin çoğu hem yetişkinlerin hem çocukların izleyebileceği türde mükemmel. Çocuklar için uygun olmayan filmlerin açıklama kısmına, filmin sadece yetişkinler için olduğu uyarısında bulundum. Keyifli izlemeler 🙂

Animasyon Türünde 25 Efsane Film Önerisi

Mary and Max (2009) – IMDb: 8,1

Gerçek hayattan uyarlanan bu mükemmel stop-motion film, aslında birbirini tanımayan 8 yaşındaki Mary (Seslendiren Bethany Whitmore) ile 44 yaşındaki Max (Seslendiren Philip Seymour Hoffman) arasındaki mektup arkadaşlığını anlatıyor. Hikaye, gerçekte 1976’da Avustralya’da Mary isminde yalnız ve kendisine arkadaş arayan bir çocuğun,  New York’da yaşayan bir Amerikalının adresini bulması ve ona mektup arkadaşı olmak için mektup yazması ile başlıyor. Mektubuna beklenmedik şekilde cevap alan Mary, bundan sonra belki hayatının en büyük dostu ile tanışmış oluyor. Annesi sürekli sigara içen; babası ise bir fabrikada çalışan ve boş zamanlarında ölü kuş koleksiyonu yapan bir ailede yaşayan Mary, mektuplarında okulda yaşadığı zorlukları ve alnındaki doğum lekesi ile alay edilmesi gibi hayatının duygusal anlarını anlatırken; Max, geçmişte yaptığı işlerden ve yalnızlığından bahsediyor. Filmin mizahı gerçekten orijinal, tuhaf ve çoğu zaman komik… Dokunaklı ve samimiyet dolu bir film. Bence mutlaka izleyin. Filmi yazıp-yöneten: Adam Elliot. Tür: Animasyon, komedi, drama.

Coco (2017) – IMDb: 8,4

Küçük bir Meksika kasabasında yaşayan ve müziğe aşık bir çocuk Miguel‘in hikayesini anlatan efsane bir animasyon filmi. Ailesi müzik kariyeri olan büyük babasının başına gelenler yüzünden müzikten tamamen nefret etmektedir ve evde şarkı söylenmesini bile yasaklamıştır. Ancak Miguel müziği çok sevdiğinden ailesinden gizli sahip olduğu gitarı ile bir müzik yarışmasına katılmayı planlar. Ancak ailesi tam yarışmanın olduğu gece Miguel’in gitarını bulur ve onu parçalar. Buna çok sinirlenen Miguel, evden kaçar ve yarışmaya katılmak için kendisine bir gitar bulmaya çalışır. Bu gitar arayışında kendisi için büyük bir süpriz ile karşılaşacak, büyük babası ile ilgili bilmediği bazı gerçekleri öğrenecektir. Bu çarpıcı bir sanat eseri. Geçmişin hatıralarından geleceğin sevincine hareket eden renkli, dokunaklı ve bir o kadar da hayatta yaptığımız seçimlerin anlamını hatırlatan bir film. İzlenilesi…

Croc-Blanc / Beyaz Diş / White Fang (2018) – IMDb: 7,5

Jack London‘un bir köpeğin mücadele dolu yaşamını anlatan ünlü “Beyaz Diş” isimli romanından uyarlanan animasyon filmi. Kitabı okumuş biri olarak söylemeliyim ki, Jack London’un mükemmel anlatımını unutursanız, filmi beğenirsiniz; ancak kitabı referans alırsanız filmi biraz eleştirme ihtimaliniz yüksek. Çünkü film, Beyaz Diş isimli kurdun iç dünyasını, içinde yaşadığı acıları, duyguları aktarmada kitabın yanına pek yaklaşamıyor. Ancak kitabı bir kenara koyarsanız; duygusal, konusu itibariyle oldukça original, hassasiyet yüklü ve güzel bir film izleyebilirsiniz. Filmin yönetmeni: Alexandre Espigares.

Koe no Katachi / Sesin Şekli / The Shape Of Voice (2016) – IMDb: 8,2

Yoshitoki Oima tarafından yazılan, Naoko Yamada tarafından yönetilen başarılı bir manga. İşitme ve konuşma engelli bir kız olan Nishimiya, okul arkadaşlarının zorbalıkları nedeniyle sürekli okul değiştirmek zorunda kalır. Kendisine kötü davrananlardan biri de Ishida‘dır. Ishida, düşüncesiz, bencil ve kabadır. Ancak bir gün yaptığı kötülüklerin benzerleri kendisine de yapılmaya başlanır ve Ishida kendi gerçeğiyle yüzleşmeye başlar. İnanılmaz duygusal ve güzel bir animasyon filmi.

Zootopia / Zootropolis: Hayvanlar Sehri (2016) – IMDb: 8,0

Sevimli ve akıllı bir tavşan Judy Hopps, oldukça da iddialıdır. En büyük hedefi de polis memuru olmak istemesi. Zootopia’nın hayvan dünyasında daha önce hiç bir tavşanın polis olduğu görülmediğinden diğer hayvanlar kendisini ciddiye almaz. Ama Judy, diğer insanların ve hayvanların onun hakkında ne düşündüğünü umursamaz ve bir tavşanın küçük ve zayıf bir hayvan olduğu için polis memuru olmaya uygun olmadığı yönündeki önyargılı ve bağnaz düşünceye karşıdır. Ayrıca polis olmak için sadece fiziksel güç değil, aynı zamanda güçlü bir irade, zeka ve kurnazlık da gereklidir. Judy’e göre bunların hepsi de kendisinde mevcuttur. Judy bir gün istediğini elde etmek için kurnaz bir tilkiyle anlaşma yapar. Ardından olaylar beklenmedik şekilde gelişir… Zootopia bence 2016 yılının en eğlenceli animasyon filmi olabilir. Çünkü büyüleyici karakterleri ve konusu, izlerken insanın içini ısıtıyor ve eğlendiriyor. Keyifli bir akşam geçirmek isterseniz, izlemek için tereddüt etmeyin derim.

The L’illusionniste / Sihirbaz (2010) – IMDb: 7,5

Sylvain Chomet‘in yönettiği animasyon-dram türünde sessiz film. Film, Fransız pandomim sanatçısı, yönetmen ve aktör Jacques Tati’nin 1956 yılında kızına mektupta yazdığı ancak çekilmemiş bir senaryodan uyarlanmış. İskoçya’da bir köy barında sihirbazlık yapan meşhur bir adam ile gösterilerini gerçek sihir sanan ve büyülenen Alice adında küçük bir kız arasında yaşanan dostluğu anlatıyor. Filmde hiç konuşma yok, tek altyazı ise sonuna doğru bir kağıt parçasında yazan bir cümle. Film, César En İyi Animasyon Filmi Ödülü ve  En İyi Animasyon Filmi Dalında Avrupa Film Ödülü başta olmak üzere çok sayıda ödül aldı. İzlenilesi.

Coraline / Koralin ve Gizli Dünya (2009) – IMDb: 7,7

Henry Selick‘in yazıp yönettiği efsane bir stop-motion animasyon filmi. Ailesiyle birlikte yeni bir eve taşınan Coraline, ailesi tarafından ihmal edilmekte ve bu yeni evde de oldukça sıkılmaktadır. Bir gün odasının duvarında gizli bir geçit bulur. Geçitten geçmeye karar verir ve burada farklı bir dünya olduğunu görür. Geçidin arkasındaki bu dünyada aileler çocuklarına fazlasıyla düşkündür ve herkes çok mutludur. Coraline’i de orada yaşamaya davet ederler. Coraline ise bu yeni dünyaya kolay teslim olmayacaktır. Tür: Animasyon, drama, fantazi.

Le Tableau / Mutluluğa Boya Beni / The Painting (2011) – IMDb: 7,4

Bir ressam tarafından yarım bırakılan bir tabloda; çiçek bahçeleri içinde bir şato, uzayıp giden bir orman ve 3 karakter vardır: Boyanması bitmiş olan Toupins, birkaç rengi eksik kalmış Pafinis ve sadece eskiz çizgilerinden ibaret Reufs. Aralarında en güçlüsü olduğunu fark eden Toupins bir anda resmin kontrolünü eline alır. Ancak resmin tamamlanması ancak ressamın geri gelmesiyle mümkündür. Bence filmin orijinal karakterleri ve sanat hakkında baştan çıkarıcı mesajları var. Bunun yanında sevgi, gizem, tarih, edebiyat, bilgelik konularında da gerçekçi detaylara sahip. Tür: macera, animasyon, dram. Yönetmen: Jean-François Laguionie.

Le Magasin Des Suicides / İntihar Dükkanı (2012) – IMDb: 6,2

Film, Fransız yazar Jean Teulé’nin kara mizah türündeki romanından uyarlanan müzikal-komedi-animasyon filmi. Baştan belirteyim elbette romanı daha güzel. Hatta romanla ilgili detay isterseniz şu yazımı okuyabilirsiniz: “Cenaze Nedeniyle Açığız” – İntihar Dükkanı, Jean Teule. Ancak baştan belirteyim kitabı filmden çok çok daha fazla iyi. Hatta filmin sonu ile kitabın sonu arasında da fark var. Ama yine de kitabı okumak istemezseniz, film de idare eder. Müzikal olması dışında 🙂 Hikaye, intihar etmek isteyenler için gerekli malzemeleri satan bir İntihar Dükkanı’nda geçiyor. Dükkanı işleten Tuvache ailesi, müşterilerini rahat ve istedikleri intihar edebilmeleri için ellerinden geleni yapıyor ve müşterilerini “görüşmek üzere” yerine “elveda” diye uğurluyorlar. Yaşam tarzı olarak da suratları hiç gülmeyen ve mutlu olmayı sevmeyen aile, dedelerinden kalma bu dükkanda insanlığa önemli bir hizmet sundukları için önemli bir görevi yerine getirdiklerini düşünüyorlar. Ancak bir gün (ki bu filmin başında gerçekleşiyor), Tuvache ailesinin yeni bir bebekleri oluyor. Alan ismini verdikleri bebek, aile üyelerinden farklı olarak sürekli gülüyor, espiri yapıyor ve hayata umutla bakıyor. Film kısaca Alan’ın aileye katılanmasıyla ailenin değişen dünyasını anlatıyor. Filmin yönetmeni Patrice Leconte.

Les Contes de la Nuit / Gece Masalları / Tales of The Night (2011) – IMDb: 6,9

Michel Ocelot‘un yazıp yönettiği film, altı farklı masalı tek bir öyküde toplayan animasyon filmi. Bir kız, bir oğlan ve yaşlı bir teknikerin her gece bir sinema salonunda buluşup istedikleri hikayeleri canlandırmalarını, bilgisayarda geliştirdikleri özel animasyon teknikleriyle kılıktan kılığa girerek masallardaki başkarakterlere bürünerek bu öykülerin bizzat içinde yer almalarını konu alıyor. Büyücüler, periler, güçlü krallar, kurt adamlar, altından yapılmış şehirler vs… Aslında izledikten sonra bu filmin basit ve tematik perspektiften biraz uzak olduğunu düşündüm. Ancak birisi bana bu filmi önerip önermediğimi sorsa cevabım kesinlikle evet olur. Çünkü basit ama anlamlı hikayelerinde, duyarlı, yalın, lirik, ahlaki ve genç-yaşlı herkesin değerleri ile ilişki kurulabilecek olumlu mesajlara sahip. Ve öyküler hiç de fazla karmaşık değil ve harika atmosfere sahipler. Bu açıdan çocukların da keyifle izleyebileceğini düşünüyorum.

Frankenweenie (2012) – IMDb: 7,0

Tim Burton’un yönetmenliğini yaptığı stop-motion tekniği ile çekilmiş siyah-beyaz animasyon filmi. Çok sevdiği köpeği Sparky’nin ölmesi üzerine, onu yeniden canlandırmak için bilimsel deneyler yapan Victor’un, Sparky gibi görünen ancak hiç de onun gibi olmayan bir köpek yaratmasını anlatıyor. Victor sosyal açıdan yetersiz, asosyal bir çocuktur ve hayattaki en yakın arkadaşı da köpeği Victor’dur. Bu nedenle Victor’un yaşaması onun için hayatta en önemli şeydir. Film, bilimin ve öğrenmenin önemi ve başkalarının farklılıklarını kabullenmenin hepsine değinilmekle birlikte, amacını vaaz verme biçiminde aktarmadığı için bence büyük bir alkışı hak ediyor. Ayrıca filmin çekim tarzı, kullanılan aydınlatma ve ürpertici gölgeleri ayrıca  karakterler ilgili detaylar bir stop-motion animasyonu için oldukça dikkat çekici. Bence hem yetişkinler hem de çocuklar için mükemmel eğlenceli bir film. Gerçi filmin siyah-beyaz olması bugünün çocuklarının ilgisini çekmiyor ama ona da yapıcak bir şey yok. Keyifle izleyiniz 🙂

Le Petit Prince / Küçük Prens / The Little Prince (2015) – IMDb: 7,8

Antoine de Saint-Exupéry’in ilk olarak 1943’te yayımlanan The Little Prince isimli kitabından uyarlanan animasyon filmi. Kitaptaki hikayeye ek olarak Küçük Prens’in hikayesini, Werth Akademi’nin sınavlarına hazırlanan Küçük Kız’ın hikayesi ile birleştiren film, bu açıdan kitaptan ayrılan ancak kopmayan bir senaryoya sahip. Çölde karşılaştığı bir pilot ile 6 ayrı gezegene yolculuk yapan ve her gezegende karşılaştığı kişiler üzerinden insanlara dair ilginç tespitlerde bulunan Küçük Prens’in karşılaştığı tüm karakterler, filmde Küçük Kız’ın da karşısına çıkıyor ve hikaye bu şekilde ilerliyor. Kitap mı daha güzel film mi derseniz, kitap tabii ki… “The Little Prince (Küçük Prens)” kitabının son yıllarda bu kadar ünlenmesinin nedeni ise telif hakkının kalkması ile (Yazarının ölümünün üzerinden 70 yıl geçtiği için telif hakkı kalktı) tüm yayınevlerinin kitabı basmaya başlaması ve bu sayede kitaba yönelik artan reklamları oldu. Nitekim benim gibi bu kitabı, ünlenmeden okuyanlardaysanız zaten değerini çoktan biliyorsunuz. Peki bu kitap abartıldığı kadar iyi bir kitap mı derseniz, dürüst olmam gerekirse bence konusu oldukça basit. Ancak benzetmelerde ve derinlikte oldukça zengin ve karmaşık olduğundan, kitabı yıllarca yeniden baskıya gönderen bir okuyucu kitlesi yaratmış kendisine…

Kubo and the Two Strings / Kubo ve Sihirli Telleri (2016) – IMDb: 8,3

Aksiyon-macera türünde güzel bir animasyon filmi. Yönetmenliğini Travis Knight‘ın yaptığı film, deniz kenarındaki bir köyde annesi ile yalnız yaşayan Kubo’nun geçmişten gelen bir kan davasının yeniden alevlenmesi ile başlayan mücadelesini anlatıyor. Kubo’nun babası geçmişte büyükbabası ve teyzeleri tarafından öldürüldüğü için, Kubo’nun annesine verdiği bir söz vardır: Gece asla dışarı çıkmamak. Kubo ve annesi ancak bu şekilde sakin ve sessiz hayatlarına devam etmektedir. Ancak Kubo, büyükbabası ve teyzelerinin babasını öldürdükleri ile ilgili hikayeye şüpheli bakmaktadır ve bir akşam sorun şey olmayacağını düşünerek hava karardıktan sonra babasının mezarı başında dışarıda kalır. İşte o gün Kubo’nun hayatı asla eskisi gibi olmaz, çünkü teyzeleri ortaya çıkar ve eski kan davasını yeniden alevlendirirler. Kubo ise hayatta kalmak için eski bir Samuray savaşçısı olan babasının zırhını bulmak zorundadır. Keyifli ve eğlenceli bir animasyon filmi.

Song of the Sea / Denizin Şarkısı (2014) – IMDb: 8,1

Yönetmenliğini Tomm Moore‘un yaptığı İrlanda filmi. Konusu “selkie”yi (Selki: İrlanda ve İskoç mitolojilerinde anlatılan yarı insan yarı fok yaşam formuna denir.) anlatan eski bir Kelt mitinden alınmış olan film, müthiş bir deniz fenerinde yaşayan Ben, Saoirse ve babaları Conor’un hikayesini anlatıyor. Ben iyi bir abi olmak istese de hiç konuşmayan 6 yaşındaki kardeşi Saoirse’den hemen sıkılabiliyor. Saoirse’nin doğumunda kaybettikleri annelerinin yokluğu ise her fırsatta hissediliyor. Ancak bir gece buldukları bir deniz kabuğu flütü ve annelerinin odasında buldukları mistik bir kaban annelerine ve kendilerine dair gizemleri sırları ortaya çıkarıyor. ..

WALL-E (2008) – IMDb: 8,4

Pixar Stüdyoları tarafından yapılan 3D bilim-kurgu animasyon filmi. Uzak bir gelecekte, aşırı kirlenme sebebiyle Dünya’yı terk eden insanoğlu başka bir gezegende yaşamaya başlar. Dünyayı temizleme görevi ise sevimli robot WALL-E‘ye verilmiştir. WALL-E dünyanın kirli çöpleri arasında yalnız başına yaşarken bir gün kendi gibi robot olan Eve ile tanışır ve aralarında mükemmel bir arkadaşlık başlar. Tüketim çılgınlığına ve çevre sorunlarına duyarsız insanoğluna gönderme yapan film, Oscar, Altın Küre ve BAFTA’da En İyi Animasyon ödüllerini topladı.

Hauru No Ugoku Shiro / Yürüyen Şato / Howl’s Moving Castle (2004) – IMDb: 8,2

Güzel bir genç kız olan Sophie bir cadı tarafından büyü yapılarak doksan yaşında bir kadına dönüşür. Yaşlanan ve çevresi tarafından tanınmayan Sophie, Howl isminde yürüyen bir şatoda yaşayan bir büyücünün yanına gelir ve kendi gibi bir arkadaş daha bularak bu kara büyünün etkisini yok etmeye çalışır… Miyazaki’nin yönettiği film, bence yönetmenin en çekici filmi. Çünkü diğer filmlerine nazaran bu filmi büyüleyici, tuhaf ve sağlam bir hayal gücüne sahip. Film çok fazla mantık ya da olay olmaksızın duygusal olmayı başarmış. Basit ve saf bir formda işlenmiş olan film, ciddi karakter değişimlerinden ziyade, duygusal gelişim; dinamik karakterlerden ziyade durağan karakterler yaratmış. Bu açıdan tutkulu, yürekten, gerçeküstü ve ayakları yere basan bir film olduğunu düşünüyorum. İzleyin…

Persepolis (2007) – IMDb: 8,1

Marjane Satrapi‘nin aynı isimli otobiyografik çizgi-romanından uyarlanan animasyon filmi. Orijinal kitaba sadık kalınması için siyah-beyaz yapıldı. 95 dakikalık film, 1970’lerin İran’ında, 9 yaşındaki Marjane’in gözünden yaşanan rejim değişikliğini anlatıyor. Hayatın hiç de sandığı gibi toz pembe olmadığını öğrenen Marjane, devrimi, şahın devrilmesini ve ailesinin bundan sonra yaşamak zorunda olduğu yaşam tarzını, isyankar bir dille eleştiriyor. Film 2007 Cannes Film Festivali’nde Jüri Ödülü aldı.

Corpse Bride / Ölü Gelin (2005) – IMDb: 7,4

Tim Burton’in gotik, fantastik, stop-motion, müzikal animasyon filmi. Viktorya Dönemi İngiltere’sinde Viktor’un mükemmel bir kadınla evlilik hazırlığı yaparken kazayla ölü bir kadınla evlenmesini konu alıyor. Hikâye aslında eski bir Yahudi halk hikâyesi. Evlenmesiyle birlikte ölülerin yer altındaki dünyasını keşfeden Viktor, bir yandan aslında evlenmek istediği kadını unutamıyor bir yandan da ölü eşini kırmak istemiyor. Filmin, birini seviyorsan kendin için değil, sevdiğin kişinin mutlu olması için mücadele edeceksin şeklinde bir mesajı olduğuna eminim. Ayrıca bencil olmamanın bir asalet olduğunu da gözümüze sokmuş desem yeridir. Normalde müzikal çok sevmememe rağmen, konusu, karakterleri, ince esprileri, şaşkın damadı ve kalbi kırık ölü gelini ile sizi duygudan duyguya sokacak mükemmel bir film. Filmin müzikleri Danny Elfman‘a, seslendirmeler Helena Bonham Carter ve Johnny Depp’e ait.

“Bu elimle hafifleteceğim acılarını. Kadehin hiç boş kalmayacak, ben olacağım şarabın. Bu mumla karanlıkta yolunu aydınlatacağım. Bu yüzükle benim olmanı istiyorum.”

Up / Yukarı Bak (2009) – IMDb: 8,3

Pixar stüdyoları tarafından yaratılan macera-komedi türünde bir animasyon filmi. Seyahat etmeyi çok seven ve en büyük hayali dünyayı gezmek olan Ellie ile sessiz ve dingin bir hayat süren Carl‘ın dünyalarını anlatıyor. Ellie ve Carl birlikte büyür, evlenir ve yaşlanırlar. Ölüm Ellie’nin kapısını çaldığında, Carl, Ellie’nin büyük hayalini gerçekleştirmeye koyulur. Duygusal ve komik…

Havariler / O Apóstolo (2012) – IMDb: 7,0

Kokru-gerilim türünde bir animasyon filmi. Yönetmeni Fernando Cortizo. Film, cezaevinden kaçan iki mahkûmun (Ramon ve Xavier), daha önceden sakladıkları hırsızlık mallarını geri almak üzere Xanas köyüne doğru yola çıkmalarını ve başlarına gelen gizemli ve gerilim dolu hikayelerini anlatıyor. Çocuklara izletmeyin.

9 (2009) – IMDb: 7,1

Shane Acker‘in yönettiği ve Tim Burton ile Timur Bekmambetov‘un yapımcılığını üstlendiği animasyon, bilim-kurgu, macera filmi. Gelecekte savaşlarda kullanılmak üzere üretilen akıllı makineler insanlığa savaş açar ve dünyayı ele geçirir. İnsanlığın sonu gelmek üzereyken akıllı bir savaş makinesi mucidi 9 küçük, dikişli bebeğe can verir. Artık saklanmak için değil, karşı atağa geçmek için.

Idiots and Angels / Ahmaklar ve Melekler (2008) – IMDb: 7,1

Bill Plympton‘ın yazıp yönettiği ilginç bir animasyon-komedi-dram filmi. Angel isminde bencil, ağzı bozuk ve pis bir adam, mahalledeki küçük bir barda sürekli vakit geçirmektedir ve barın müdavimlerini de sürekli azarlar. Ancak bir gün sırtında iki tane melek kanadı ile uyanan Angel, bu kanatlar yüzünde zor da olsa insanlara iyilik yapmaya başlar. Ancak bir yandan da sessizce bu melek kanatlarından kurtulmaya çalışmaktadır.

Ratatouille / Ratatuy (2007) – IMDb: 8,0

Yönetmenliğini ve senaryosunu Brad Bird ve Jan Pinkava’nın birlikte üstlendiği Pixar stüdyoları tarafından yaratılan animasyon filmi. Şişman fare Remy’nin tek hayali aşçı olmaktır. Bu hayalini gerçekleştirmek için Paris’e gider ve kaza eseri kendisini şehrin en iyi restoranının kanalizasyonunda bulur. Restoranın çöpçüsüyle anlaşarak tüm hünerlerini sergileyebilmek için fırsat yakalar. Ancak önünde insanların farelerden iğrenmesi gibi küçük bir engel vardır. Bu filmi, animasyon seven herkesin mutlaka izlediğine eminim ama yine de listeye koymadan edemedim.

Anomalisa (2015)  IMDb: 7,3

Baştan belirteyim bu film çocuklar için DEĞİL, yetişkinler için. Bol küfür ve çocuklar için uygun olmayan, sigara vb. görüntüler içeriyor. Film, Charlie Kaufman’ın ilk stop-motion filmi. İnsanlarla iletişim kurmakta zorluk çeken Michael Stone isminde bir kitap yazarının, bir iş seyahati sırasında gördüğü bambaşka hayatlardan etkilenip kendi hayatına bakışının değimesini anlatıyor. Bol küfür içeren ve sert bir dili olan filmde Michael’ı David Thewlis, Lisa’yı Jennifer Jason Leigh seslendiriyor. Biraz hüzünlü biraz eğlenceli…

Keyifli izlemeler 🙂

One comment

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir