Gerçeklik Algınızı Sarsacak Bilim Kurgu Dizileri

Bilim kurgu dizileri izlemek; dünyanın sıradan gerçekliğinden bir an için olsun kopmak ve kendini düşler dünyasına bırakmak demektir. Bu da bence insanı en çok rahatlatan, sorunlarını veya hayatın sıkıcılığını unutturan, hayal gücünü geliştiren şeylerden birisi. Bu nedenle izlediğim ve beğendiğim bilim kurgu dizilerini ayrı bir listede toplamak istedim. İşte size izlediğim en iyi bilim kurgu dizileri:

1) Dark (2017- ) – IMDb: 8,8

dark - Gerçeklik Algınızı Sarsacak Bilim Kurgu Dizileri

Netflix’in ilk Almanca dizisi. Dizinin ana temasını zamanda yolculuk olarak çizebiliriz. Ancak dizinin konusuna geçmeden önce bir hatırlatma: diziyi orijinal dilinde yani Almanca olarak izleyin. Almanların tepkilerini, o kaba dilleri ile izlemek, kesinlikle daha etkileyici. Zaten altyazısını istediğiniz dilde seçersiniz.

Gelelim dizinin konusuna. Dizi Almanya’nın ormanlık bir arazisine de yakın olan küçük bir kasabasında geçiyor. Kasabada yaşayan sakinler, birbirlerini yıllardır tanıyan ve iyi-kötü aralarında ilişkileri olan kişiler. Yıllar önce bu kasabaya yakın bir alanda termik santral kuruluyor. Ancak çalışmalar sırasında beklenmedik bir patlama oluyor ve bu patlama sonucu santralin bulunduğu bölgenin altında bir delik açılıyor. Bu deliğe aynı zamanda ormanlık arazide bulunan bir mağaradan da geçilebiliyor. Delik, tünel şeklinde ilerliyor ve bir noktadan sonra çatal şeklinde ikiye ayrılıyor. İşte bu yollardan birisi 33 yıl öncesine, diğeri 66 yıl öncesine gidiyor.

Dizi bu zaman tünelinin neden olduğu olaylar çerçevesinde ilerliyor. Dizinin ilk bölümü bir çocuğun kaybolmasıyla başlıyor. Çocuğu bulunması için babası, arkadaşları ve bölgenin emniyet müdürü yoğun araştırma yapıyor. Aslında herkes kendi çapında önemli bilgilere ulaşıyor ancak herkesin bilgisi kendine… Ayrıca yıllar önce bölgede kaybolan diğer çocuk vakalarının da bu konuyla ilgisi olduğu kesin… Bunun yanında dizide aile içi sorunlar, ergenlik meseleleri, aşk, ihanet, intihar ve güven konuları da çok güzel işlenmiş.

2) Stranger Things (2016 – ) – IMDb: 9,0

stranger things - Gerçeklik Algınızı Sarsacak Bilim Kurgu Dizileri

Bu dizinin, “Dark” dizisi ile büyük benzerlik içerdiği düşünülmekle birlikte, aslında bambaşka bir kulvarda… Dizide zamanda yolculuk teması yok, bunun yerine doğa üstü güçler ve yaratıklar var. Aslında başlarda biraz ergen dizisi havasında olduğunu düşünmüştüm ama izledikçe hiç de öyle olmadığı kanısına vardım.

Dizi; “Dark” dizisinde de olduğu gibi yine bir çocuğun ortadan kaybolması ile başlıyor. Bunun yanında çocuklar üzerinde etik dışı bilimsel deneyler yapan bir merkez ve bu merkezden kaçan başka bir çocuk daha var. Deneyler; çocukların düşünce güçlerini ve düşünce gücü ile ortamdaki enerjiyi kontrol edebilmelerini içeriyor. Deneklerden birisi olan “Eleven” isminde bir kız çocuğu dışarı kaçıyor. Dış dünya ile ilk defa karşılaşan bu kız, küçük bir kasabada saklanmak için tesadüfen kendi yaşlarında başka çocuklarla tanışıyor ve dizinin en duygusal yönünü oluşturan mükemmel bir dostluk öyküsü de başlamış oluyor. Yani hem duygusal hem bilim-kurgu… İzleyin 🙂

3) Westworld  (2016-…) – IMDb: 9,0

Westworld - Gerçeklik Algınızı Sarsacak Bilim Kurgu Dizileri

Bu diziyi aslında tavsiye ettiğim kişiler arasında çok az kişi beğendi. Ancak bunun nedenini dizinin kötü olmasına değil, dizinin ilk bir kaç bölümünün ağır ilerlemesine bağlıyorum. Çünkü diziyi izlemeye devam etselerdi eminim çok beğeneceklerdi ama demek ki benim arkadaş çevrem aceleci 🙂

Dizi, 1974 yıllarından yapılmış bir filmin yeniden uyarlaması. Sanal olarak kurulmuş Westworld isimli bir kovboy kasabası ve gerçek hayat arasında gidip gelen olayları anlatıyor. Bu kasabada, gerçek insanlardan ayırt edemeyeceğiniz kadar gerçekçi robotlar yaşıyor ve elbette robot olduklarını bilmiyorlar. Siz ise yüklü bir para verip sanal olarak buraya misafir oluyorsunuz. Bu misafirlik siz ne kadar isterseniz o kadar ve bu misafirlikte siz kim olmak isterseniz artık o kişisiniz. Mesela azılı bir kovboy olup insanları öldürmek istiyorsanız öldürüyorsunuz, fahişelerle birlikte olmak istiyorsanız oluyorsunuz, içki içip eğlenmek istiyorsanız eğleniyorsunuz. Yani bu kasaba size, kendi kurgusu içerisinde ne olmak istiyorsanız ve yapmak istiyorsanız onu sunuyor. Gerçek dünyada yapamadıklarınızı bu kasabada yapıyorsunuz. Ve o kadar gerçekçi ki, gerçekten yaşamışsınız gibi….

Ancak gelin görün ki elbette her zaman her şey istenildiği gibi gitmiyor. Bazı robotlar, programlamadan kaynaklanan bir hata veya eksiklikten kaynaklı olabilir, robot olmadıklarını ve yaşadıkları dünyanın gerçek olmadığını anlamaya başlıyor. Bunun yanında, bu sanat dünyanın gerçek dünyadan ayırt edilemeyecek kadar gerçek olması, yaşananların fazla ciddiye alınmasına neden olabiliyor. Örneğin buraya gelen müşterilerden birisinin, robotlardan birine aşık olmaması için aslında hiçbir neden yok…

Anthony Hopkins’in de yer aldığı dizinin ilk bir kaç bölümün ağır başlılığına bakmayın, dizi mükemmel.

4) Black Mirror (2011- ) – IMDb: 8,9

Black Mirror - Gerçeklik Algınızı Sarsacak Bilim Kurgu Dizileri

Dizi bir yanda ileri teknolojileri, diğer yanda insanın değişmeyen doğasını anlatıyor bana göre… Her bölümde farklı bir konuyu işliyor ve bir bölümü beğenmeseniz bile diğer bölüme bayılma ihtimaliniz yüksek. Dizinin yaratıcısı Charlie Brooker. Bölümlerin spoiler-sız konuları ise şöyle:

  • Sezon 1, Bölüm 1 (The National Anthem): Terörist bir grup tarafından İngiltere Prensesi kaçırılır ve kaçıran grup tarafından internete bir video yüklenir. Videoda, Prensesin yaşaması için tek şey istenmektedir: İngiltere Başbakanının canlı yayında bir domuz ile ilişkiye girmesi… Güzel bölümdü.
  • Sezon 1, Bölüm 2 (Fifteen Million Merits): Dört tarafı ekranlarla kaplı bir ortam. İnsanlar, sabahtan akşama kadar bisiklet pedalı çevirerek enerji üretiyor ve ürettikleri enerji karşılığında puan topluyorlar. Biriken puanlarla da istediğinizi alabiliyorsunuz. Ancak aşk gibi duyguları asla… Bölümün tamamen kapalı ortamlarda geçmesinden mi bilemiyorum pek beğendiğim bir bölüm değildi.
  • Sezon 1, Bölüm 3 (The Entire History of You): Tüm hayatınızın gözünüze yerleştirilen bir çipe kayıt edildiğini ve bu kaydı geri sararak istediğiniz bir zaman dilimde gördüklerinizi izleyebildiğinizi düşünün. Güzel olurdu elbet ama sakıncaları da var… Mükemmel bölümdü.
  • Sezon 2, Bölüm 1 (Be Right Back): Ölen bir kişinin sosyal medya hesapları, mailleri, fotoğrafları ve ses kayıtları kullanılarak, o kişinin sanal ortamda bir kopyası yaratılıyor. Bu sayede, o kişi ile sanki hala yaşıyormuş gibi mesajlaşabiliyor ve konuşabiliyorsunuz. Ancak elbette aslında iletişim kurduğunuz kişi sadece bir yazılım… Güzel bölümdü…
  • Sezon 2, Bölüm 2 (White Bear): Her anını telefona kaydeden, paylaşan, her şeyi telefondan izleyen bir insanlık düşünün. Günümüzde sık karşılaştığımız bir durum diyebilirsiniz ama durum biraz farklı. İnsanı gerecek ve sinirlendirecek kadar…
  • Sezon 2, Bölüm 3 (The Waldo Moment): “Waldo” isminde bir çizgi karakter; arka planda onu seslendiren yaratıcısının yönlendirmesiyle politikacıları taklit etmekte ve halkın büyük beğenisini toplamaktadır. Ancak taklitlerini ve eleştirilerini; ağır ve hakarete varan sözlerle gerçekleştirmektedir. Sempatikliği nedeniyle de kimse onun aslında sınırı fazlaca aştığını düşünmez. İlginç detayları olan bir bölüm…
  • Sezon 2, Bölüm 4 (White Christmas): Henüz izlemedim, izleyince buraya konusunu ekleyeceğim.
  • Sezon 3, Bölüm 1 (Nosedive): Sosyal medya manyaklığını en net işleyen bölüm. Tüm yaşamınızın online bir programda aldığınız yıldıza göre belirlendiği bir dünyada çocukluk arkadaşınız +4 yıldızlı yaşarken sizin daha diplerde olduğunuzu düşünün. Arkadaşınıza yetişmek için daha çok yolunuz var ve bu yolda hiç hata yapmamalı herkese kendinizi beğendirmeli ve sevdirmelisiniz. Lacie gibi…
  • Sezon 3, Bölüm 2 (Playtest): Oynayan değil, sizi oyunun içine alan teknolojilerin zamanındayız. Size takılan bir implant sayesinde sinir merkezinize inerek gerçek korkularınızı öğrenen ve bunu size oyun içinde sunan bir korku oyunu. Yani tamamen kendi korkularınızdan oluşan bir korku oyunu. Oyunda önceden belirlenmiş bir senaryo yok, kurgunun nasıl şekilleneceği ve nasıl sonlanacağı tamamen size bağlı… Mükemmel bölümdü.
  • Sezon 3, Bölüm 3 (Shut Up and Dance)Klasik bir “Videon elimizde, söylediklerimi yapmazsan internete koyarım” vakası… Ancak hiç de klasik olmayan bir kurgu ve son ile… Mükemmel bir bölüm.
  • Sezon 3, Bölüm 4 (San Junipero): Tamamen sanal bir dünya ve istediğiniz zaman dilimine gidebildiğiniz, istediğiniz arkadaşlıkları edinebildiğiniz bir yazılım… Yazılım da olsa gerçek gibi hissediyorsanız gerçek olup olmamasının çok da önemi var mı acaba… Başarılı bir bölümdü.
  • Sezon 3, Bölüm 5 (Men Against Fire)Teknoloji gelişir de savaş gelişmez mi? “Maske” denilen bir mekanizma ile göreceğiniz, duyacağınız ve tadabileceğiniz her şeyi kontrol edilebilen bir sistem düşünün. Bu sistemden askerler üretiyorsunuz. Ve insanlığın nihai yararı için her yol mubah…
  • Sezon 3, Bölüm 6 (Hated in the Nation)Ölmesini istediğiniz kişileri #DeathTo etiketi ile yazıyorsunuz ve o gün 17:30’da günün en fazla #DeathTo etiketi alan kişisi ölüyor. Olay; nefret ettiğiniz bir siyasetçi veya azılı bir suçlu için olursa sempatik gelebilir ama kimse yargılanmadan ölmeyi hak etmez…
  • Sezon 4, Bölüm 1 (USS Callister): Bölüm bir oyun firmasında başlıyor. Anlıyoruz ki firmanın ortaklarından birisi çalışkan ve akıllı; diğeri ise biraz şımarık ve girişken. Ancak çalışkan ve akıllı olan arkadaşımızın yazılımını tamamen kendisinin yazdığı ve herkesten gizli çevrimdışı olarak oynadığı bir oyun daha var. Arkadaşımız oyundaki karakterleri tanıdığı kişilerden oluşturuyor ve bunu yapmak için de onlardan habersiz kullandıkları bir eşyayı alıyor ve bu eşya üzerindeki DNA’larını kullanarak onların simulasyonlarını yaratıyor. Bu şekilde de gerçek hayatta söyleyemediği her şeyi bu simuasyonda söyleyerek bir nevi kendini rahatlatıyor diyebiliriz.
  • Sezon 4, Bölüm 2 (Arkangel): Birinci bölüme göre nispeten daha iyi ama verilen msj çok klişe. Çocuğu parkta oynarken, başkasıyla konuşan ve bu şekilde çocuğunun ortadan kaybolduğunu fark etmeyen bir anne, daha sonra çocuğunu bulsa da, bu durumu bir daha yaşamamak için çocuğunun beynine onu sürekli takip edebileceği bir çip yerleştiriyor. Bu çip ile onun nerede olduğunu görebildiği gibi, çocuğunun gördüğü şeyleri de izleyebiliyor. Hatta kötü şeyler görmesin diye, örneğin şiddet içerikli görüntüleri görmesin diye çocuğunun gözündeki görüntüyü flulaştırabiliyor. Ancak gel gelelim ki çocuk büyüyünce işler değişiyor.
  • Sezon 4, Bölüm 3 (Crocodile): İnanılmaz beğendiğim bir bölümdü. Bir çift ıssız bir yerde yolda giderken bisikletli bir adama çarpar ve adam ölür. Kadın polisi aramak ister ancak sevgilisi buna engel olur, ot çektikleri için bunun kaza olduğunu düşünmezler diyip cesedi yok etmek ister. Kadın sonunda bunu kabul eder ve cesedi yok ederler. Aradan yıllar geçer. Kadın başkasıyla evlenir, çocuğu olur. Ve bir gün eski sevgilisi onu arar ve görüşmek ister. Çünkü hala eskide yaşadıkları bu olayı atlatamamıştır…
  • Sezon 4, Bölüm 4 (Hang The DJ): Ruh eşinizi bulan bir sanal bir program. Program sizi sürekli birileri ile sevgili yapıyor. Bu kişiler ile yemek yiyor ve birlikte oluyorsunuz. Ne kadar süre birlikte olacağınıza da program karar veriyor. Karşınıza çıkardığı kişiyi hiç beğenmeseniz de programın söylediği süre kadar o kişiyle görüşmelisiniz. En sonunda ise sizi ruh eşinizle birleştiriyor. Programın başarı oranı: 99,98. Yani mikemmel 🙂
  • Sezon 4, Bölüm 5 (Metalhead): Sanırım dünyayı robotlar ele geçirmiş. Sanırım diyorum çünkü bölümü hiç beğenmediğimden ve izlerken çok daldım…
  • Sezon 4, Bölüm 6 (Black Museum): Henüz izlemedim, izleyince buraya konusunu ekleyeceğim.

5) 11.22.63 (2016-Mini dizi) – IMDb: 8,2

11.22.63 mini dizi - Gerçeklik Algınızı Sarsacak Bilim Kurgu Dizileri

Jake Epping isminde bir öğretmenin zamanda geri gitmesini ve bu şekilde Kennedy suikastını engellemeye çalışmasını anlatıyor. Eski bir barın içinde bulunan bir kapıdan geçtiğinizde zamanda yolculuk yapıyor ve bir anda geçmişten bir tarihe gidiyorsunuz, ama her seferinde aynı tarih ve aynı saate gidiyorsunuz. Her gittiğinizde aynı zamana gittiğinizden, daha önceki gidişinizde yaptığınız hataları düzeltebilirsiniz ama elbette yeni hatalar da yapmamanız lazım. Dizinin en güzel yanı mükemmel duygusal bir aşk konusunu içermesi. En trajik yanı ise eğer Kennedy ölmeseydi ne olurdu? sorusuna verdiği kurgusal cevap. Sürükleyici, sempatik ve bir kaç günde bitecek kısa bir dizi arayanlar için mükemmel.

6) Sense8 (2015-…) – IMDb: 8,4

Sense8 - Gerçeklik Algınızı Sarsacak Bilim Kurgu Dizileri

Baştan uyaralım, dizi biraz fazla trans ilişki içeriyor. Gerçi pek çok film ve dizide LGBT’ler var diyebilirsiniz ama bu dizi onlar için bir onur dizisi denebilecek derinlikte. Dünyaya biz de varız mesajını verme konusuna güzel yaklaşımları var. Ancak kesinlikle LGBT sorunları üzerinden giden klişe bir dizi değil. Sıra dışı ve biraz da fantastik aslında. Dizinin yaratıcısı The Wachowski Brothers’ın Matrix’ten sonra çıkardıkları en iyi iş diyebiliriz. LGBT konusuna bu kadar derinden değinmelerinin nedeni de Wachowski Kardeşlerin özel hayat konusundaki hassas tavırları (hatta ilk iki Matrix filmi arasındaki süreyi uzun tutmalarının nedeni medyanın yoğun ilgisinden kurtulmak istemeleri) ve geçtiğimiz yıllarda Larry Wachowski’nin cinsiyetini değiştirerek Lana Wachowski olması olmalı.

Neyse, dedikoduyu bırakırsak ilk bölümden itibaren merak duygusunu başarıyla sürekli ayakta tutan, hatta yedinci bölüme kadar hala nereye bağlanacağını tam kestiremediğiniz bir dizi Sense8. Kestiremiyorsanız iyidir anlayışı ile söylemiyorum bunu kesinlikle 🙂

İnanç ve bilim üzerine şaşırtıcı bir konuşma yapan Kala Dankedar isimli Hintli bir kadın karakter ile LGBT’lere hoşgörülü olamayan zihniyetlerin belki biraz inadını kıracak olan Nomi Marks isimli karakteri özellikle sevdim. Tabuları yıkıp Nomi ile yaşadığı ilk öpüşme anını “İmkansız gerçekten bir öpücük kadar uzaktadır” diye açıklayan Amanita da dizinin ana karakterleri arasında olmasa da gönlümde taht kurdu. Ama en fazla hayranı olduğum karakter, çocukken yaşadıklarına rağmen babasına ve kardeşine karşı sergilediği tavır ile beni etkileyen Sun Bak oldu. Dizi ortalara geldiğinde biraz Heroes’u anımsatsa da kesinlikle kendine has bir orijinalliği var ve uzun süredir beklediğim kalitede bir proje.

7) Forever (2014-2015) – IMDb: 8,3

forever - Gerçeklik Algınızı Sarsacak Bilim Kurgu Dizileri

“Seni öldüren şey kalbinin durmasına neden olan şey değildir; seni yaşamaktan alıkoyan şeydir.” alıntısıyla tariflenebilecek, 2014 yapımı çarpıcı bir dizi Forever, dramatik bilim-kurgu severlerin tüm beklentilerini karşılayacak çapta. Yaratıcısı Matthew Miller ve başrol oyuncularından Alana De La Garza, Ioan Gruffudd ve Lorraine Toussaint gibi isimlerin tüm ustalıklarını birleştirerek izleyiciyi büyüleyen ve IMDB’den 8,3 gibi yüksek bir puan alan; ancak tüm bu başarıya rağmen ikinci sezon onayını alamayarak iptal edilmesine karar verilen, bu nedenle de böyle bir dizi çekildiğine sevinsek mi üzülsek mi bilinemeyen bir dizi. Başka bir kanalla anlaşılıp ikinci sezon anlaşması yapılır mı bilinmez ama her koşulda özellikle bilim-kurgu severlerin asla kaçırmaması gereken bir kurgusu var.

– spoiler –

Kahramanımız Dr. Henry Morgan 200 yıl önce bir kölenin hayatını kurtarmaya çalışırken vurularak denize atılmıştır. Ancak garip bir şekilde hayatını kaybetmediği gibi, o gün bugündür defalarca ölümü tatmış, her seferinde de kendini çırılçıplak su yüzüne çıkarken bulmuştur. Bu durum onu bir çeşit ölüm uzmanına çevirmiş, aldığı tıp eğitimini de adeta Sherlock-vari dikkatiyle birleştirerek başarılı bir adli tabip haline gelmiştir.

Henry, bir gün bindiği bir metro treninin kaza yapmasıyla yepyeni bir ölüm deneyimler ve daha bulgularını araştırmayı bitiremeden otopsi masasında trenin kondüktörü ile yeniden karşılaşır. Ancak sanılanın aksine kondüktör kalp krizi geçirmemiş, zehirlenmiştir. Bir yandan zamansız kaybettiği eşinin yasını tutarken diğer yandan hayatını olabildiğince normal devam ettirmeye çalışan güzel dedektifimiz Jo Martinez, olası şüphelileri kamera kayıtlarında araştırırken Henry’nin de trende olduğunu ve kazadan sağ kurtulmayı başardığını fark eder. Böylece bütün şüpheleri üzerine çeken Henry, kendisini temize çıkarabilmek için tüm yeteneklerini sergilemek zorundadır. Ölüm ve cesetler konusundaki eşsiz bilgisi ise dedektifin çözülemeyen tüm cinayet davalarına adli tabip olarak Henry’yi talep etmesine neden olacaktır.

8) The Lost Room / Kayıp Oda (2006-Mini dizi) – IMDb: 8,3

The Lost Room - Gerçeklik Algınızı Sarsacak Bilim Kurgu Dizileri

Aslında bu diziyi izleyeli çok oldu. Bu nedenle de dizi ile ilgili bilgi verme konusunda çok zorlanıyorum. Ama en iyi hatırladığım yanı, dizinin beni çok etkilemiş ve diziyi beğenmiş olmam. Dizi ağırlıklı olarak tek bir odada geçiyor. Odadaki objelerin doğaüstü güçleri var ya da objeler olağan dışı enerjilere sahip. Joe Miller isminde bir adam ise daha önce bu odada kaybolan kızı Anna’yı kurtarmak için odayı ve bu odadaki objeleri araştırıyor. Dizi ağırlıklı olarak paralel evren konusuna odaklanmış, olumsuz yanı mini dizi olması ve çok çabuk bitmesi… İzlemeye değer.

9) Fringe (2008–2013) – IMDb: 8,4

fringe dizi - Gerçeklik Algınızı Sarsacak Bilim Kurgu Dizileri

İlk bölümlerde Dr. Walter Bishop’un her taşın altında çıkması ve her olayı aslında biliyor olması, dolayısıyla da çözmesiyle çok eleştirdiğim ancak ilerleyen bölümlerde ve sezonlarda kendini kurtaran sürükleyici ve tam bir bilim kurgu dizisi. Zaten çevremde de izlemeyen ve bayılmayan yok sanırım.

Dizi FBI ajanı Olivia Dunham’ın the Pattern (Düzen) olarak tanımlanan birbiriyle bağlantılı ileri bilim ile ilgili bir dizi gizemli olayı araştırmasını temel alıyor. Dunham’ın yanında kendisine yardım eden Dr. Walter Bishop ve üstün zekalı oğlu Peter Bishop var. Dizide; doğaüstü güçler, metafizik, Kuantum fiziği, paralel evren gibi pek çok konu işleniyor.

2008-2013 yılları arasında tam 100 bölüm yayımlanan dizi, uzun soluklu bir bilim-kurgu dizisi arayanların tam aradığı adres.

Bilim kurgu iyidir 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir