Evde Kedi Bakımı Konusunda Bilmeniz Gereken Her Şey

Bir kedi ile yaşamaya başlayacaksanız, bazı şeyleri önceden bilmeniz bu süreçte kolaylık yaşamanızı sağlayabilir. Kedi beslemeye başladığımdan buna tecrübe ettiğim, öğrendiğim, bizzat deneyimlediğim her şeyi aşağıda sıraladım. Umarım işinize yarar.

kedi - Evde Kedi Bakımı Konusunda Bilmeniz Gereken Her Şey

Madde 1. Bir kedi ile yaşamaya başlayacaksanız, öncelikle evde sürekli ilgilenmeniz gereken bir canlı olacağını ve bunun büyük bir sorumluluk olduğunu, bazı keyiflerinizden ödün vermeniz gerekeceğini, bazen sabaha kadar sizi uyutmayabileceğini, hastalandığı zaman bakmanız gerekeceğini, tatile gittiğinizde bakacak birisini bulmanız, taşınırsanız yanınızda götürmeniz gerektiğini iyi düşünmelisiniz. Aksi halde hayvanlar hiç kimsenin keyfini tatmin etmek için yaratılmış canlılar değildir.

Madde 2. Kedi ile yaşayacaksanız kedi tüyüne de iyice alışmanız gerekir. Bunun için tüy toplayıcı eldivenler var, bu eldivenleri  alıp her gün düzenli olarak tüylerini bu eldiven ile tarayabilirsiniz. Eldivendeni yeterli bulmazsanız, kedi tarağı alın. Kedi tarağı ile kedinizin tüylerini her gün düzenli olarak tarayın. Kediyi yeni sahiplendiyseniz bu işleme kedi size alıştıktan sonra başlayın, acele etmeyin. Kedi size güvendikten sonra her gün kendinizin tüylerini tarayarak, o gün dökülecek olan tüylerin çoğunu toplamış olacaksınız. Bu şekilde tüy sorununu asla tamamen çözemezsiniz ama büyük ölçüde hafifletebilirsiniz.

Madde 3. Bir kedi ile yaşayacaksanız, bir çocuğunuz olduğunda ona nasıl ki en iyi mamayı alırsınız, kedinize de kaliteli mama almalısınız. Kedinizin uzun süre yaşaması için sağlıklı olması, bunun için de sağlıklı beslenmesi şart. Pet shoplar’da satılan açık mamalardan almanızı önermem çünkü açık mamalar genellikle son kullanma tarihi yaklaşmış mamalar olabiliyor. Ayrıca açık mamaların içerisine ne kadar kaliteli ne kadar kalitesiz mama karıştırdığı da belli değil. Bu nedenle kedinize veterinerlerde satılan medikal mamalardan satın almanızı öneririm. Kediniz 1 yaşından küçükse kitten kedi maması, 1 yaşından büyükse adult kedi maması, 7 yaşından büyükse senior kedi maması, kısırlaştırıldıktan sonra ise sterilized kedi maması almalısınız. Mama çeşitleri konusunda ağırlıklı olarak tahılsız mama tercih etmeli, haftada bir-iki defa yaş mama yedirmelisiniz. Sadece kuru mama yedirmek bazen kedilerde bağırsak hareketlerinin yavaşlamasına ve sorun çıkmasına neden olabiliyor. Bu nedenle kedinize ödül olarak arada kaliteli yaş mama yedirmelisiniz. Bu arada kedinizin yediği mamayı başka bir marka ile değiştirecek olursanız bu değişimi bir anda yapmamalı, bir hafta boyunca eski mama ile yeni mamayı karıştırıp vermelisiniz, gittikçe mamanın içindeki eski mama oranını azaltıp, en son tamamen yeni mamaya geçmelisiniz. Bunu yapmazsanız kediniz stres olabilir veya yeni mamaya bağırsakları bir anda alışamayıp ishal olabilir.

Madde 5. Peki kedinize ev yemeği yedirmeli misiniz? Ev yemekleri kediler için neden zararlı olsun, sokaktaki kedilerin çoğu çöpteki yemeklerden besleniyor diye düşünebilirsiniz. Ancak durum pek öyle değil, sokak kedilerinin yaşam ömrü ev kedilerinden çok kısa. Bunun nedenleri arasında parazit, enfeksiyon, kist oluşması, bağırsaklarının hasar görmesi gibi pek çok şey var. Ayrıca kedinize ev yemeği vermeniz kedinizin tuvaletinin farklı kokmasına, dışkısının değişmesine, ishal olmasına da neden olabilir. Kedinizin kuru mamasında alması gereken tüm besin öğeleri mevcut. Kediniz siz yemek yerken yanınıza geliyor, tabağınıza uzanıyorsa, yemeğinizden yemek istiyorsa (et, balık gibi şeyler pişirdiğimde bu bizde çok yaşanıyor) ve size de kedinize kıyamıyorsanız (benim gibi) tırnağınızın ucu kadar verip sadece nefsini köreltebilirsiniz, daha fazlasını önermem. Yok ben illa vericem diyorsanız da neyi vermeniz neyi vermemeniz gerektiğini iyi bilmelisiniz. Örneğin pişmiş et, pişmiş balık, peynir, yoğurt verebilirsiniz; süt, kızartma ve yağlı olan  hiçbir şeyi vermemelisiniz.

Madde 6. Kedinizin mama kabının yanında her zaman bir kapta temiz içme suyu bulundurmayı unutmayın. Sık sık ya da sabah-akşam bu suyu tazeleyin, çünkü su saatlerce ağzı açık kaldığından hem içindeki oksijeni azalıyor hem de tozlanıyor. Kedinize verdiğiniz su, kendi içtiğiniz hazır içme sularından olabileceği gibi kaynatıp soğutmak suretiyle musluk suyu da olabilir. Ben bir kaç kere kendi kedime iki farklı kapta su verdim, kaplardan birine marketten aldığım hazır içme suyundan, diğerine kaynatıp soğuttuğum musluk suyundan koydum. Ve her seferinde kedinin önceden kaynatılmış musluk suyunu içtiğini, hazır suyu öylece bıraktığını gördüm. Bunun nedenini açıkçası ben de bilmiyorum ama benim kedi musluk suyu sevdiğinden ben musluk suyunu kaynatıyor ve oda sıcaklığına geldiğinde kediye veriyorum.

Madde 7. Kediniz için üzerine rahatlıkla çıkıp tuvaletini yapabileceği bir kedi tuvaleti kabı, koku hapseden kedi kumu ve delikli kürek almalısınız. Kedi kumunu mümkünse her gün delikli kürek ile eleyerek temizlemelisiniz. Kumu temizledikten sonra ise kürekli şöyle bir iki kere karıştırın ki kum biraz havalansın. Kedi tuvaletini evde mümkünse camlı balkona veya evin kullanmadığınız odasındaki camın önüne yerleştirin (canım önünde kalorifer var ise kapatmanızı öneririm). Böylece kedi kumunu temizlerken camı açar ve kötü koku oluşmuşsa bir an önce doğal hava ile çıkmasını sağlarsınız. Kedi besleyenler genellikle banyo veya tuvalete kedi kumlarını koyuyorlar ancak bu aslında doğru bir uygulama değil. Çünkü öncelikle kedi kumu sürekli mikrop barındırabilecek bir kap, banyoda sürekli artan sıcaklık, oluşan buhar kumun gereksiz nemlenmesine ve mikrop artışına neden olabilmektedir. Benzer şekilde tuvalet alanlarının da genellikle küçük olması, havalandırmasının doğal olmaması, ortaya çıkan koku açısından hiç yeterli olmuyor.

Madde 8. Kediniz için iyi bir veteriner bulun. Tek tek veterinerleri arayıp hangisi daha ucuzsa o veterinere gitmeyin. Kendiniz için doktora giderken nasıl daha iyisini arıyorsanız kediniz için de bunu yapın. Çünkü kötü bir veteriner, ucuz ilaç kullanan, kediye sevgiyle değil, bir an önce işimi yapayım bitireyim diye davranan bir veteriner kedinizin psikolojisini de bozabileceği gibi kediniz için uygun olmayan ilaç ve yöntemler de kullanabilir. Benim veterinerim mesela kedimi her götürdüğümde kediyi içten bir şekilde öpmeden muayenesine başlamıyor. Hayvanlara karşı tutumu, düşünceleri, her şeyiyle beni ilk gittiğimde direk kazandı. Ayrıca inanılmaz titiz çalışıyor, detaylı bilgi veriyorlar. Ankara’da ikamet edenlerden güvenilir veteriner arayan varsa şiddetle öneririm: Oran City Veteriner Kliniği. İnternette siteleri de var, bakabilirsiniz, 7/24 saat açıklar.

Madde 9. Kediniz için iyi bir veteriner bulduktan sonra, eğer kedinizi evden hiç çıkarmıyorsanız 3 ayda 1, balkona-bahçeye çıkarıyorsanız 2 ayda 1, bahçeye çıkardığınızda başka kedilerle teması oluyorsa veterinerinizin de önerisini alarak ayda 1  iç-dış parazit aşını yaptırın. Parazit açıları hem kedinizde hem sizde kist vb. oluşumları engellemek için kesinlikle atlanmaması gereken aşılardır. İç parazit kediniz, dış parazit sizin için gereklidir. Bazı veterinerler kediler hamile iken veya emzirme dönemlerinde parazit aşısı yapmıyorlar haklı olarak, ancak bu durum uzun süre kedinizin aşı zamanının geçmesine neden oluyor. Günümüzde artık hamile ve emzirme dönemindeki kediler için özel parazit aşıları var ve hamile ve emzirme dönemindeki kedilerinizi güvenle aşılatabilirsiniz. Kediniz iğneye aşırı tepki veriyorsa damla şeklinde parazit aşılarından yaptırabilirsiniz. Kedinize düzenli olarak yaptırmanız gereken aşılardan bir diğeri karma aşıdır. Kedinizi yılda bir karma aşı yaptırmalısınız. Bunun yanında kediniz evden hiç çıkmıyorsa 2 yılda 1, sürekli dışarı çıkıyorsa yılda 2 kuduz aşısı yaptırmalısınız. Ve son olarak kedinize mutlaka küçük yaşlardan mantar aşısı yaptırın. Mantar aşısı kedinize hayatı boyunca sadece bir kere yapılması gereken bir aşıdır. Kedim evden hiç çıkmıyor, gerek yok diye düşünmeyin, kedinizin mantarı neyden kapacağınız hiç bir garantisi yok. Kedinize benim bildiğim yaptırmanız gereken aşılar bunlardır.

Madde 10. Gelelim kısırlaştırma konusuna. Kedinizi kısırlaştıracaksanız ilk olarak yukarıda bahsettiğim gibi ucuz değil iyi bir veteriner bulun. Bunu nasıl anlarsınız tam olarak bilemiyorum ama örneğin kedinizi kısırlaştırıp aynı gün size teslim ederim diyen veterinere gitmeyin, çünkü kedinin iki gün o veterinerde kalması ve onların gözetimi altında kalması lazım. Kısırlaştırma sonrasında inanılmaz bir dikkat gerekiyor, kedinizin artık dikişli yarası olduğundan ve orayı sürekli dili ile yalamak istediğinden başına huni şeklinde bir başlık takmanızı öneririm. Çünkü yarası olan bölgeyi ne kadar iyi sararsanız sarın kediler çıkarmayı beceriyorlar. Bu nedenle hem sargılarının sağlam olması, hem kafasında bir koruyucu olması kesinlikle gerekiyor. Bunun yanında kısırlaştırma sonrasında kumunu daha sık değiştirin ki mikrop kapmasın. Kedinizi kısırlaştırdıktan sonra kısırlaştırılmış kedi maması almayı unutmayın. Mamasını başlarda eski maması ile karıştırarak verin, bir hafta sonrasında ise tamamen kısırlaştırılmış kedi maması verin.

Madde 11. Kedi ile dışarı çıkacaksanız, veteriner olur, seyahat olur, dışarı çıkmadan 1-2 saat öncesinde mama ve su kabını kaldırın ve kedinin tuvaletini yaptığından emin olun. Çünkü dışarıda neyse karşılaşacağınız belli değil, normalde kediler kumları dışına yapmazlar ama dışarı korktuğu bir durum olursa taşıma kabının içine, arabanıza ya da gittiğiniz yerde ortalık yere tuvaletini yapabilir. Bizzat başımıza gelmiş bir olay: Kedimizi veterinere götürmemiz gerekiyordu, 5 gün önce kısırlaştırmıştık ve hem bandajının değişmesi gerekiyordu hem de antibiyotik verilecekti. Evden çıkmadan önce kedinin mamasından yediğini görmüştüm ama tuvalete gitmesini beklemek hiç aklıma gelmedi. Veterinere gittik, normalde veterinerini çok sever, hiç tepki vermez, ancak bu sefer ayaklarını inatla karnına çekiyor ve uzatmama konusunda direniyordu. Bugün huysuz mu acaba sıkıldı artık bandajdan falan derken, veterinerin eline büyük-küçük tuvaletini komple yaptı yavrum :)) Güldük ettik tabi ama bize de ders oldu, artık dışarı çıkmadan önce 1-2 saat yemek-su vermiyoruz.

Madde 12. Kediler kendilerini yalayarak temizleyen canlılar ancak dilerseniz bir kaç ayda bir kedi şampuanı ile kedinizi yıkayabilirsiniz, kedinizi yıkamaya küçük yaşlardan alıştırırsanız daha sonra sorun yaşamazsınız.

Madde 13. Kediniz ile ilgili bilmeniz gereken hususlardan bir diğeri ise ağız ve diş bakımı. Aslında kedi sahiplerinin çok büyük çoğunluğu kedilerin dişlerini fırçalamazlar ve ağız bakımını ihmal ederler. Kedinizin dişleri ile ilgili sorun yaşamak istemiyorsanız düzenli olarak kediler için üretilmiş fırça ile dişlerini fırçalayın. Bu fırçalama dişleri üzerindeki besin artıklarını temizleyecektir. Bu işlemi daha çok akşam yatmadan önce yapın ve su kabı dışındaki mama kabını sabaha kadar ortalıktan kaldırın. Kedinizin dişlerini fırçaladıktan sonra hemen gidip yemek yemesini istemezsiniz…

Madde 14. Kediniz için dışarı gören bir camın önüne her zaman sandalye koyun, sandalyenin üzerine de yumuşak bir yastık. Kediler bu gibi yerleri çok severler.

Madde 15. Kedinize bir kaç oyuncak alarak ve arada onunla oynayarak hem mutluluğuna mutluluk katabilir, hem de ev içinde egzersiz yapmasını sağlayabilirsiniz. Şişmanlamak herkeste olduğu gibi kediler için de önerilen bir şey değil. Bu nedenle lazer ya da ipli oyuncaklardan alarak özellikle akşamları hem kedinizi yorun ki tüm gece uyuyup sizi uyandırmasın hem de egzersiz yaparak aldığı kiloları yaksın.

Madde 16. Kediler evlerini çok severler ve aidiyet duyguları da çok yüksektir. Örneğin evde eşyaların yerinin değişmesinden çok hoşlanmazlar, sürekli farklı kişilerin eve misafir gelmesinden hoşlanmazlar, hele ki eve kendisi gibi başka bir kedi gelmesini hiç sevmezler. Ama sürekli aynı kişilerin gelmesine ya da aynı kedinin ziyaret etmesine zamanla alışırlar.

Kedinizle ilgili yukarıda belirttiğim hususları özenle yerine getiriyorsanız bence yapmanız gereken başka bir şey kalmıyor. Bu nedenle benim kedilerle ilgili söyleyeceklerim bu kadar. Farklı deneyimler yaşadıkça yazımı güncelleyeceğim.

Kedi ile yaşamak güzeldir 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir